Eşcinselliğe Paralel Giden Psikolojik Rahatsızlıklar

Dr Mustafa Merter

 

Somatik hastalıkların yanı sıra eşcinsel/gey varoluş tarzı, insan psikolojisini de olumsuz etkiler. Son araştırmalara göre, depresyon, kaygı, sadizm, mazoşizm, intihar ve bağımlılık oranları eşcinsellerde belirgin artış gösterir.

 

İntihar üzerine yapılan son iki çalışma eşcinsellerle heteroseksüeller arasındaki farkı açıkça göstermiştir. Bu çalışmalar ileride göreceğimiz “Eşcinsel Onarım Terapisi” açısından da önemlidir. Çünkü bu tarz terapilere yapılan eleştiriler, “intihar oranlarını yükseltiyor” görüşünü savunur. Ama gerçekte eşcinsel hayat tarzı zaten insanı intihara sürükleyebilir.1091, 1092

 

Eşcinsellerde depresyon oranlarının yüksekliği ise çok nedenli bir süreçtir, daha derinliğine araştırılması gerekir, makalenin sonunda nefs psikolojisi değerlendirmesinde temas edeceğiz.1093

 

Bir başka patoloji ise, bağımlılığın her türüdür. %25-33 eşcinsel alkoliktir. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı biseksüel gençlerde, heterolara göre %340 daha yüksektir.1094 Eşcinsellik psikolojik açıdan patoloji oluşturmaz diyen, karşı görüşü temsil eden iki araştırma, 1982’de Gonsiorek ve 1988’de Ross tarafından yayımlanmıştır.1095, 1096

 

Bu iki araştırma da eşcinsel olmayanlarla olanlar arasında “psikolojik açıdan fark yok, varsa da toplumun baskısı nedeniyle var” görüşünü savunurlar. Aynı zaman döneminde yapılan bir başka araştırmada ise Riess (1980) MMPI testi kullanarak, eşcinsellerde daha yüksek düzeylerde “kişisel ve duygusal aşırı-hassasiyet” bulmuştur.1097

 

Gey Hayat Tarzı savunucuları, genelde psikolojik sorunların, çevre/mahalle baskısı yüzünden çıktığını savunup, “ötekileştirilme, aşağılanma, insan yerine koyulmama bizi hoşgörü ile karşılandığı Hollanda ve Yeni Zelanda’da yapılan çalışmalar bu durumun “homofobi” ile ilgili olmadığını göstermiştir.1098

 

Diğer eşcinsel patolojik davranışlardan biri de sadomazoşist icraatlardır ve eşcinsel olmayanlardakine göre daha sıklıkla uygulanır. Almanya’da 245 sadomazoşist üzerine yapılan bir araştırma, sadece karşı cins ilişkisi kuranlarda %30, biseksüellerde %31, eşcinsellerde %38 oranlarını verir.1099

 

Eşcinselliğin, hem bedene hem de insan psikolojisine büyük zararlar verdiğini gördük. Peki, böyle bir hayat tarzının küresel bir hareket olarak bazı medya organları, akademik çevreler, sınır tanımayan “kulüp”ler ve politik yandaşları tarafından dünyaya normallik ve insan hakları olarak empoze edilmesi toplumu daha nerelere götürebilir?

 

İnsanlık tabiî, fıtri (yaradılıştan) yapısından gelen bir kadim “savunma duvarı”na sahiptir. Medeniyetler arasında farklılıklar olsa bile, akıl, mantık, aklıselim (sağduyu/ common sense), vicdan diye tanımlanan bu yapı bizi belli müştereklerde birleştirir. Dünyanın değişik ülkelerine yaptığım seyahatlerde, özellikle Afrika’nın en ücra köşelerinde, dinleri ne olursa olsun (animist, Şamanist, Hristiyan vb.) bu müşterek duvarı hem fark ettim hem de ilkel dediğimiz insanlardan nice dersler aldım. İşte bu

“duvar” yıkılırsa, insanın düşemeyeceği rezillik yok gibi görünüyor. Eşcinselliğin normallik, hatta iftihar edilecek bir davranış olarak anlaşılması da, öncelikle bu duvarı yıkacağa benziyor. Bu durumu açıklayan bazı örnekler veriyorum:

 

NAMBLA (North American Man/Boy Love Association), Kuzey Amerika Erkek/ Oğlan Sevgi Derneği; Harry Hay, David Thorstadt gibi gey hareketinin ileri gelenleri tarafından kurulmuş bir dernektir. Amaçları yetişkin erkeklerin, reşit olmayan erkek çocuklarla cinsel ilişki kurmalarının doğru ve faydalı olduğunu kanıtlamak ve bunu yasal hâle getirmektir. Çoğu gey yürüyüşlerinde onlar da yer alırlar, pankartlar taşırlar, “insan” haklarını savunurlar. Bu konu dile getirildiğinde diğer gey kuruluşları hemen savunmaya geçer ve “Onlar bizden değil, bizim tasvip etmediğimiz bir yönelim” derler. Ama istatistiklere bakıldığında, eşcinselliğin çok acı bir yönü ile karşılaşırız. Maalesef %1-3 oranı ile eşcinseller çocuklara karşı işlenilen cinsel taciz suçlularının %33’ünü teşkil ederler.1100

 

“Sübyancılık” veya genç ergenlere düşkünlük eşcinsel temayülün temel taşlarından biridir. Eşcinsellerin %73’ünün 16-19 yaşında çocuklarla ilişki kurdukları çalışmalarla tesbit edilmiştir. 1101 Zaten “erkek çocuk pornosu” da eşcinsellerde belirgin bir şekilde daha fazla rağbet görür.1102, 1103

 

Economic Time’ye göre internette en fazla kazanç getiren kaynak pornografidir (Jaychandran, 2006). Bu endüstrinin dünyada 57 milyar dolar ve ABD’de 12 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor.

 

Bu durumu son zamanlarda teyit eden olaylar, ne yazık ki hiç beklenmedik bir yerden, Hristiyan din adamlarının özel hayatlarından geldi. Evlenmeyen katolik rahip, piskopos, hatta başpiskoposlardan skandallar medyaya yansıdı ve maalesef bu sapıklığın münferit olaylarla sınırlı kalmadığı meydana çıktı. Rahipler bile bu işe tevessül ediyorlarsa, duvar yıkıldığında başımıza gelecekleri bir düşünün.

 

Sağduyu duvarını zorlayan bir başka örnek ise; GLSEN, Gay, Lesbian, Straight Education Network/Gey, Lesbiyen, Heteroseksüel Eğitim Ağı (kuruluşu 1990)’nın faaliyetleridir. Obama yönetimi zamanında, ABD Eğitim Bakanlığı’nın “Güvenli ve Madde Bağımlılığından Kurtulmuş Okullar” dairesinin başına Kevin Jennings getirilmiştir. Ama aynı Jennings yukarıda adı geçen GLSEN’nin hem kurucusu hem de devlet görevine atandığında, başkanıdır. Bir başka deyişle, nasıl olmuşsa olmuş “Güvenli Okullar” projesi ile “GLSEN”, yani gey projesi bir araya gelmiş ve devlet tarafından sübvansiyonla desteklenmiştir. GLSEN’in esas amacı, okullarda cinsel hoşgörüyü destekleyen programlar yapmak ve eşcinsel olanlarla olmayanları okul içi kulüplerde kaynaştırmaktır.1104

 

Bu amaç doğrultusunda okullarda grup terapileri yapılır; herkes, öğretmenler de dâhil içini döker, alternatif rol modelleri sunulur. Nasıl Brokeback Mountain filminde, sert kovboy rol modeli yumuşatıldıysa, öğretmen de aslında hangi duyguları taşıdığını söylerse, hem eşcinsel öğrenciler için “ideal” bir model oluşturur hem de eşcinsel olmayanların eşcinsellere yönelik saygısını artırır. “Vay be bizim hoca da…” Ve bu amaçla civar liselerden otobüslerle Massachusetts’teki Tuft Üniversitesi kampüsüne 200 genç ve 300 yetişkin taşınır. Buraya kadar, bazılarımız “Ne olmuş işte, ne güzel ayrımcılığa, ötekileştirmeye son verme çabaları” diyebilirler. Ama işin aslı maalesef öyle değil. Çünkü bu seminerlerde güvenli cinsellik kapsamında pratik eğitimler de verilir. Ve devlet memurları (state employees!) eşcinseller arası oral seksten başlayarak, yapay penis kullanımı ve lezbiyen teknikler anlatmaya başlarlar hem de projeksiyonlarla. Bu “güvenli” cinsellik tekniklerinden biri de elinden başlayarak kolunu makata ve vajinaya sokma metodudur. Üstelik bu teknik çok duygusal ifadelerle anlatılır, “muhabbet hâlinde olduğun birinin bedenine…” şeklinde. Bir araştırmaya göre eşcinsellerin %22’si “fisting”, yani makata el/kol sokma uygular.1105

 

Bilmem sağduyu duvarının yıkılmasının bizi nerelere kadar götürebileceğini anlatabiliyor muyum? Sakın bizde olmaz demeyin, son 20 senelik gidişata geri dönüp baktığımızda, bu “mübarekleri” biraz gecikmeli de olsa aynen kopyaladığımızı görürüz.

 

Bu (fistgate/watergate!) skandal patladıktan sonra neler oldu derseniz, GLSEN ve Kevin Jennings olanları inkâr etmeye gerek bile duymazlar, hatta mağrur bir demeçle, “Neyi yanlış yaptık ki, bu bizim işimiz, yine yaparız” derler (teyp kayıtları vardır). Üç eğitmen işten uzaklaştırılır ama gey organizasyonlarının desteği ile hemen karşı dava açılır. Onlara göre, bu durumu ifşa etmekle Ebeveyn Hakları Birliği (parents rights coalition) ve başkanları Brian Camenker suç işlemişlerdir ve tazminat gerekmektedir. Fakat 2006’da bu dava gey tarafının aleyhine sonuçlanır, Camenker’in teyp alıntılarını yayımlamakta serbest olduğuna hükmedilir.

 

Bir Afrika atasözü, “Niye inşa edildiğini bilmeden, bir duvarı yıkma” der. Verdiğim örneklerden de belli olduğu gibi olay sadece eşcinsellik değil, yıkılan vicdan, aklıselim, edep duvarıdır. Bir grup insan, ideolojileri gereği, köşe noktaları ele geçirdikleri için, çoğunluğu hiçe sayarak finans, medya, politika, akademi ve hukuk alanlarındaki tüm nüfuzlarını kullanarak bu duvarı yıkma çabasındadır. Bırakın ailelerimizi ve dostlarımızı, düşmanlarımızın bile başına gelmesini istemeyeceğimiz bir hayat tarzı dünyaya empoze edilmek istenir. Bugün eşcinsel hakları, yarın evlilikleri, evlat edinmeleri, sübyancılığın kabulü, okullarda kulüpler, güvenli cinsellik adı altında porno yayınları… Evlilik dışı ilişkilerin, evlilik sonrası aldatmaların teşviki (Sex and the City), temel psikohijyen şartlarından birinin konusu olan dedikodu, suizan, iftira zaafından maddi çıkar sağlama (Gossip Girl), mahremiyetin yıkılması (Big Brother/Biri Bizi Gözetliyor), alkolün olmazsa olmaz bir medeni davranış olarak zihinlere nakşedilmesi… Zevkperest, menfaatperest, narsisist, ahlaksız bir küllü-tüketim abra-medeniyet ve usulca aile müessesinin çözülmesi…

 

1091 G. Remafedi, S. French, M. Story, M.D. Resnick ve R. Blum, “The relationship between suicide risk and sexual orientation: results of a population-based study”, American Journal of Public Health, Ocak 1998, 88 (1): 57-60.

 

1092 R. Herrell, J. Goldberg, W.R. True, V. Ramakrishnan, M. Lyons, S. Eisen, M.T. Tsuang, “Sexual orientation and suicidality: a co-twin control study in adult men”, Arch. Gen. Psychiatry, 56: 867-874.

 

1093 J.M. Bailey, “Commentary: Homosexuality and mental illness”, Arch. Gen. Psychiatry, 1999, 56, 876-880.

 

1094 Dr. M.P. Marshal, Univ. Of Pittsburgh, Journal Addiction, April 2008.

 

1095 J.C. Gonsiorek, “Results of psychological testing on homosexual populations”, Homosexuality. Social, Psychological and Biological Issues (Ed.ler: W. Paul, J.D. Weinrich, H.C. Gonsiorek, M.E. Hotvedt), Sage Publication, 1982, 71-80; J.C. Gonsiorek, “The empirical basis for the demise of the illness model of homosexuality”, Homosexuality: Research Implications for Public Policy, (Ed.ler: J. Gonsiorek, J.D. Weinrich), Sage Publication, 1991, 115-136.

 

1096 M.W. Ross (1988), “Homosexuality and mental health: a cross-cultural review”, J. Homosex., 15(1/2): 131-152.

 

1097 B. Riess (1980), “Psychological tests in homosexuality”, Homosexual Behavior: A Modern Appraisal (Ed: J. Macmor,), Basic Books, New York, 298-311.

 

1098 D.M. Fergusson, L.J. Horwood, A.L. Beautrais, “Is sexual orientation related to mental health problems and suicidality in young people?”, Arch. Gen. Psychiat., 1999, 56: 876-880.

 

1099Andreas Spengler, Archives of Social Behaviour, 1977, 6 (6): 441-456.

 

1100 Ray Blanchard ve ark., “Fraternal Birth Order and Sexual Orientation in Pedophiles”, Archives of Sexual Behaviour, 29 (2000): 464.

 

1101 Carla Jay ve Allen Young, The Gay Report, NY Summit Books, 1979, s. 275.

 

1102 Cynthia Crosson-Tower (2005), Understanding child abuse and neglect, Allyn & Bacon, s. 198-200.

 

1103 Kenneth V. Lanning, Child Molesters: A Behavioral Analysis, National Center for Missing & Exploited Children, 2001, 4. Baskı, s. 86.

 

1104 Gay/Straight Alliance Clubs.

 

1105 Carla Jay ve Allen Young, Gay Report, NY Summit Books, New York, 1979, s. 554-555.  



https://www.drmustafamerter.com/pages/escinsellik/