Cinsel Yönelim Değişikliği Girişimlerine Dair Danışan ve Terapistin Seçim Özgürlüğünü Korumalıyız

Kaynak: Family Research Council / Peter Sprigg*

Bu yazıda, iki eyaletin (Kaliforniya, New Jersey) lisanslı profesyonel danışmanların “cinsel yönelim değişimi çabaları içerisinde bulunan 18 yaş altındaki bir kişiyle irtibatlı olmasını” yasaklayan yasanın kabul edilmesi ele alınacaktır. 2014’te Washington eyaleti üçüncü yılda bir yasak koymayı düşündü ve benzerleri Florida, Massachusetts, Minnesota, New York, Ohio, Pensilvanya ve Virjinya dahil diğer birkaç eyalette de sunuldu. İlaveten, ABD temsilcisi Jackie Speier bu tür yasaklar için desteğini ifade ederek federal düzeyde bağlayıcı olmayan bir karar çıkardı.[1]
Amerika Psikoloji Derneği (APA) ve bazı profesyonel gruplar “cinsel yönelim terapisine” ya da “cinsel yönelim değişikliği çabalarına” (genelde SOCE şeklinde kısaltılan) sıcak bakmıyor. Böyle gruplar politik ve ideolojik kalıplara alışık değildir, özellikle de eşcinsellik meselesi üzerine. Yine de APA’nın söylemleri bile cinsel yönelim terapisine dair kanuni kısıtlamaları desteklemez.

Soru: İnsanlar eşcinsel doğar mı?
Cevap: Hiçbir bilimsel çalışma eşcinselliğin doğuştan geldiğini kanıtlayamadı.

1990’ların başında bir gey geninin var olduğuna dair kanıt bulduğunu iddia eden ve medya tarafından övülen üç çalışma, başka araştırmacıların aynı sonuçlara ulaşamaması nedeniyle uzun zamandır itibarını yitirmiştir.[2]
Aslında Amerika Psikoloji Derneğinin kendisi bu sorun üzerine en son beyanında şunları ifade etmiştir: “bilim adamları arasında heteroseksüel, biseksüel, gey ya da lezbiyen yönelimlerinin doğuştan geldiğine dair herhangi bir uzlaşma yoktur. Çoğu bu meselede hem doğanın hem yetiştirmenin karmaşık rollere sahip olduğunu düşünüyor.[3]
Eğer yetiştirme eşcinselliğin gelişiminde herhangi bir rol oynuyorsa, “insanların eşcinsel doğduğu” söylenemez. Columbia ve Yale’den araştırmacılar, erken çocukluk ve ergenlik öncesi dönemde daha az cinsiyetli sosyalleşmenin sonraki dönemlerde aynı cinsiyetten romantik tercihleri şekillendirdiğine dair kanıtlar buldular.[4]

S: Bir kimsenin cinsel yönelimleri zamanla değişebilir mi?
C: Evet, bu gibi değişimler özellikle gençler arasında yaygındır.

Cinsel yönelimin sabit olmasından ziyade akışkan olduğuna dair çokça kanıt vardır ve bu durumu özelliklerde gençlerde görebiliriz ki tercih hürriyeti kanunlar tarafından ellerinden alınmış durumda. Ülkenin önde gelen genç homoseksüel uzmanlarından Ritch Savin-Williams, önemli bir çalışmasında şunları belirtti: “hem cinsini çekici bulduğunu belirten erkeklerin sadece %11’i bir sonraki yıl da aynı fikirde olduklarını belirtmişlerdir.[5] Cinsel yönelime dair yalnızca birkaç değişim miktarı muhtemel değildir aynı zamanda aynı cinse ilgi duyan ergenler için bir normdur.

S: “Cinsel yönelimi değiştirme terapisi” ya da diğer “cinsel yönelimi değiştirme girişimleri” (SOCE) insanların cinsel yönelimini değiştirmeye yardımcı olabilir mi?
C: Araştırma, klinik deneyim ve kişisel tanıklıkların hepsi SOCE’nin insanlara değişimine yardım edebildiğini gösterdi.

İstenmeyen eşcinsel yönelimleri olan hastaların tedavisinde başarılı olduklarını bildiren birçok psikiyatrist, psikolog, danışman ve terapist vardır. Bu araştırmaların ve klinik deneyimlerinin birçoğu on yıllardır bilimsel literatürde yer almaktadır.[6] APA[7] dahi “SOCE’den fayda gördüğünü belirten insanların olduğunu” kabul etmektedir.[8]
Nicholas A. Commings, yirmi yıldır Kaiser Permanente’nin baş psikoloğuydu ve Amerikan Psikoloji Derneği Başkanı olarak bir dönem görev yaptı. Cummings eşcinselliğe karşı olan bir muhafazakâr değildi. 2013’te, USA Today’de “Gaylerin ve lezbiyenlerin cinsel yönelimlerinin bireysel bir hak olduğunu” yazdı. Ancak şunu da ekledi;” tüm eşcinsel yönelimlerinin değişmez olduğunu iddia etmek gerçekliğin çarpıtılmasıdır”. Çalıştığı yıllarda Cummings kendi gözlemlediği, yönelimlerini değiştirmek isteyen hastaların yüzlercesinin başarılı olduğunu söyledi.[9]

 

S: Cinsel yönelimi değiştirme çabaları hastaların sağlığını tehdit ediyor mu?
C: Amerika Sosyoloji Derneği bu işlemlerini zararlı olduğuna dair “geçerli olan bir neden olmadığını” kabul etti.

Sıklıkla alıntı yapılan 2009 APA çalışma ekibinin bulgularından bir kısmı şu şekildedir:

SOCE’nin güvenliği konusunda bilimsel araştırmaların yetersiz olduğu sonucuna vardık. Önceki ve sonraki çalışmalar cinsel yönelimlerini değiştirme girişiminde bulunan insanlar arasında zararlı sonuçlar olduğuna dair net bir kanıt sunmamaktadır. Çünkü bugüne kadar açıkça bu meseleye titizlikle eğilmiş bir çalışma yoktur. Bu yüzden SOCE’den kaynaklanan zarar ihtimalinin ne kadar olduğunu bulamayız. Ancak her iki dönemde yapılan araştırmalar, cinsel yönelimi değiştirme çabalarının bazı kişilerde çeşitli sorunlara neden olabileceğini veya var olan bazı sorunların daha da kötüye gideceğini ortaya koymaktadır.…[10]

Yukarıdaki ifadeleri göz önünde bulundurursak, SOCE’nin zararlı olduğuna dair bilimsel kanıtların var olduğunu iddia etmek mümkün değildir.

APA’nın çalışma ekibinin belirttiği diğer bir nokta:

SOCE’nin faydasına ya da zararına dair yapılan son çalışmalar geçerli kanıtlar ortaya koymamasına rağmen, bazı son çalışmalar SOCE’den kaynaklı zarar gördüğünü düşünen insanların var olduğunu belirtiyor.

“SOCE yüzünden zarar gördüklerini belirten insanların olduğunu” iddia etmek, buna dair kanıtların büyük ölçüde anekdotlardan ibaret olduğunu göstermektedir. Yine de terapinin yasaklanmasını savunanlar SOCE’nin etkili ve faydalı olduğuna dair kanıtları tamamen reddederler.

 

S: Zararlı olabilecek aşırı terapi şekillerini önlemek için bu yasalara ihtiyaç var mı?
C: Sıklıkla iddia edilen aşırı cinsel yeniden yönlendirme terapilerinin uygulandığına dair Amerika Birleşik Devletleri’nin herhangi bir yerinde neredeyse hiçbir kanıt yoktur.

Terapiden yana olanlar doğal olarak terapinin aşırı yönleri hakkındaki korkunç hikayeleri açığa çıkarmayı yasaklamaktadır. Mesela “kaçınma” terapilerinde elektroşok tedavisi (fiziksel acıya sebep olan ya da eşcinsel uyarılmayla ilgili rahatsızlık veren) ve gençler için kamplar ya da konut programları sunulması gibi. Yalnız bir problem var ki; bugün SOCE’nin bu metodu uygulayan tek bir terapistin dahi olduğuna dair elimizde kanıt yoktur..
Bugün bu metotların (bazıları onlarca yıl önce denenmiş olabilir) kullanıldığına dair kanıt olmamasına rağmen New Jersey duruşmasında en az bir tanık yeniden yönlendirme için bir yerleşim kampına gönderildiğine ve aşırı terapi yöntemlerine maruz kaldığına dair basit bir hikâye uydurmuştur. Hikâye araştırıldığında,[11] başrolünde ünlü sözü edilen kraliçe RuPaul’un oynadığı bir film sahnesinden uyarlandığı[12] ortaya çıktı.
Kaliforniya ve New Jersey’de çıkarılan yasaklar ve diğer bölgelerde de önerilen yasaklar, “aşırı olarak adlandırılan” terapi uygulamalarıyla ilgili değildir. Bunun yerine, onlar küçük yaştakilerin cinsel yönelimlerini değiştirecek konuşma terapisi dahil her türlü girişimi yasaklamaktadır.

S: Herhangi bir “konuşma terapisi” yönteminin hukuki olarak yasaklanmasına dair hiçbir örnek var mı?
C: Hayır. SOCE yasağının hiçbir savunucusu, yalnızca terapinin başarmaya çalıştığı ve hastanın kendisinin tercih ettiği bir amaç nedeniyle kanunlarca yasaklanan belirli bir konuşma terapisi yöntemine dair tek bir örnek sunmamıştır.

Aslında bazı resmi görevlilerinin, danışman-danışan ilişkisinin mahremiyetini bu tür dayanaksız ve zararlı olabilecek kanıtlar temelinde ihlal etmeye çalışmaları gerçekten şok edici.

S: Ebeveynler ve diğer yetişkinler eşcinsel çocukları onların iradeleri dışında heteroseksüelliğe zorlamalı mı?
C: Ebeveynlerin çocuklarını yetiştirme hakları mevcutken, cinsel yönelim terapisi, istenmeyen cinsel yönelimlere sahip gençlerin ve yetişkinlerin yararı için vardır.

Herhangi bir cinsel yönelimi değiştirme çabasının en önemli unsuru daima danışanın değişme motivasyonudur. Eğer öyle olsaydı cinsel yeniden yönelim terapisti “gey” kimliğiyle mutlu olan her yaştan danışanı kabul eder ve ebeveynin isteğiyle olsa bile o kişiyi değiştirmeye çalışırdı.
Cinsel yönelimi değiştirme girişimlerine karşı olan kanunlar zoraki çabalarla sınırlı değildir. Hatta kendisini gey olarak tanımlamayan ve terapiyi ısrarla isteyen genç kişi bu yönelimi istemese bile küçükler için bu tür çabaları kesin olarak yasaklarlar.

S: SOCE’ye karşı olan kanunlar görüş ve içerik bakımından tarafsız mıdır?
C: Hayır. Bu kanunlar, terapistleri eşcinsel yönelimleri olan bireyleri eşcinsel bir kimliği benimsemeye teşvik eder ve terapistlerin söz konusu bireyleri heteroseksüelliğe teşvik etmeyi yasaklar.

Eğer terapistler herhangi bir cinsel yönlendirmeden kaçınırsa, çocuklara yönelik cinselliğe dair terapiyi düzenleyen kanunlar tarafsız olarak düşünülebilir. Fakat mevcut cinsel yönelimi terapistlerin onaylamasına ya da danışan istese bile mevcut yönelimi değiştirmesine izin veren SOCE’nin yasaklanması söz konusu olduğunda işin aslı böyle değildir

S: Cinsel yönelim değişikliği çabalarına ilişkin yasaklar anayasaya uygun mu?
C: Bu tür yasaların anayasanın ifade özgürlüğü koruyan maddesini ihlal ettiği yönünde güçlü bir argüman ortaya konabilir.

Halihazırda Kaliforniya ve New Jersey’de kanunlaştırılan bu yasalara, Liberty Counsel adlı grup federal mahkemede karşı çıktı.
2012 Aralık kararında, ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı William B. Shubb, Kaliforniya yasasının uygulanmasına karşı ihtiyati tedbir kararı verdi, SB 1172. Shubb “SB 1172, konuşma içeriğini kısıtlayacağı ve belirli bir bakış açısının ifadesini yasaklayacağı için sıkı bir incelemeye tabidir” diye beyanda bulundu. Böyle bir yaklaşım yasanın hükümetin çıkarlarını gözetmesi ve bu amaca yönelik yol haritasını gerektirir. Yargıç Shubb “SOCE’nin çocuklar için zararlı olduğuna dair yetersiz bilimsel çalışmalar temelinde ortaya kanıtların sıkı bir inceleme için elverişsiz olduğu sonucuna varmıştır.[13]
Kaliforniya’daki farklı bir Bölge Mahkemesi yasayı onayladı.[14] Ancak ABD Dokuzuncu Daire Temyiz Mahkemesi Ağustos 2013’te yasanın “konuşma” yerine “mesleğe uygun davranışı” hedef aldığına karar verdi.[15] Ocak 2014’te Dokuzuncu Daire’deki yargıçların çoğunluğu, mahkemenin tamamı tarafından davanın yeniden incelenmesi talebini reddetti. Ancak bazı yargıçlar sert bir şekilde bu karar karşı çıktılar. Yargıç Diarmuid O’Scannlain şöyle yazdı:

Kaliforniya Eyaleti, burada söz konusu tüzükte, yetkili danışanların belirli kelimeleri söylemelerini yasaklamıştır. Bu tür bir konuşmayı “mesleğe uygun bir davranış” olarak sınıflandıran jüri heyetinin görüşü bu tür bir düzenlemeyi ifade özgürlüğünü koruyan yasadan tamamen muaf tutmuştur. Bunu yaparken, jüri heyeti Üst Mahkemenin en son emsal kararına karşı çıkar, halihazırdaki ifade özgürlüğü doktrinini görmezden gelir, davalarımızı yanlış yorumlar ve böylece mesleki bir düzenleme kisvesi altında ifade özgürlüğü kanunu bağlamında Kaliforniya mahkemesinin ortaya koyduğu yasaktan tecrit eder.[16]

6 Şubat 2014 tarihinde, Libety Counsel adlı oluşum ABD Yüksek Mahkemesine itiraz etti.[17]

S: Cinsel yönelimi değiştirme çabalarının yasaklanması dini özgürlüğü ihlal ediyor mu?
C: Evet. Çünkü bu yasaklar bazı insanların inançlarının gerektirdiği şekilde yaşamalarına yardımcı olacak danışmanlık almasını çok daha zor hale getiriyorlar.

Anayasa tarafından korunan dini özgürlük, cinsel davranış dahil olmak üzere bazı davranışların Tanrı tarafından yasaklandığına inanmayı ve buna göre hareket etmeyi içerir. Eşcinsel yönelimleri olan bazı kişiler dini inançlarına göre yaşamak isterlerse yardım edici bir yol olarak cinsel yönelim terapisi görebilirler.
SOCE yasaklarına için verilen kararlar sadece ifade özgürlüğü temelinde ele alınmasına rağmen, bu meselenin dini özgürlük temelli boyutları da vardır.

 

Sonuç
Çocuklar için cinsel yönelim değişimi girişimlerini yasaklayan yasalar terapistlerin, ebeveynlerin ve yardım isteyen gençlerin çeşitli özgürlüklerini kısıtlıyor. Mevcut bilimsel kanıtlar bu yasakları desteklemiyor ve bu nedenle onlar hem gerçeğe hem de özgürlüğe yönelik bir saldırıyı temsil ediyorlar.

*Peter Springg, Washington D.C.’de Aile Araştırma Konseyi’nde Politika Çalışmaları kıdemli üyesidir.

Notes:
[1] “Bill Text 113th Congress (2013-2014) H.CON.RES.69.IH,” The Library of Congress THOMAS, accessed on March 20, http://thomas.loc.gov/cgi-bin/query/z?c113:H.CON.RES.69:.
[2] Peter Sprigg and Timothy Dailey, eds., Getting It Straight: What the Research Shows about Homosexuality, (Washington, D.C.: Family Research Council, 2004), accessed on March 20, 2014, http://downloads.frc.org/EF/EF08L41.pdf.
[3] “Answers to your questions: For a better understanding of sexual orientation and homosexuality,” American Psychological Association, accessed March 19, 2014, http://www.apa.org/topics/lgbt/orientation.pdf.
[4] Peter S. Bearman and Hannah Brückner, “Opposite-sex twins and adolescent same-sex attraction,” American Journal of Sociology, 107 (5) (2002): 1179-1205, accessed on March 20, 2014, http://www.jstor.org/discover/10.1086/341906?uid=3739936&uid=2&uid=4&uid=3739256&sid=21103811034373.
[5] Ritch C. Savin-Williams, “Who’s Gay? Does It Matter?,” Current Directions in Psychological Science, 15 (2006): 140-44. Accessed on March 20, 2014, http://cdp.sagepub.com/content/15/1/40.short.
[6] A comprehensive summary of this research, based on “600 reports of clinicians, researchers, and former clients,” can be found in: James E. Phelan, Neil Whitehead, Philip M. Sutton, “What Research Shows: NARTH’s response to the APA Claims on Homosexuality,” Journal of Human Sexuality Vol. 1 (2009), 9-39, accessed on March 20, 2014, http://www.unav.es/icf/main/top/diciembre09/Narth_What-research-shows-homosexuality.pdf.
[7] “Report of the American Psychological Association Task Force on the Appropriate Therapeutic Responses to Sexual Orientation,” American Psychological Association, accessed March 19, 2014, http://www.apa.org/pi/lgbt/resources/therapeutic-response.pdf.
[8] Some examples can be found in: Bob Davies with Lela Gilbert, Portraits of Freedom: 14 People Who Came Out of Homosexuality (Downers Grove, Ill.: InterVarsity Press, 2001).
[9] Nicholas A. Cummings, “Sexual reorientation therapy not unethical: Column,” USA Today, July 30, 2013, accessed on March 19, 2014, http://www.usatoday.com/story/opinion/2013/07/30/sexual-reorientation-therapy-not-unethical-column/2601159/.
[10] “Report of the American Psychological Association Task Force on the Appropriate Therapeutic Responses to Sexual Orientation,” American Psychological Association, accessed March 19, 2014, http://www.apa.org/pi/lgbt/resources/therapeutic-response.pdf.
[11] Christopher Doyle, “Transgendered ‘Woman’ Lies about Therapy ‘Torture,'” World Net Daily, March 21, 2013, accessed on March 20, 2014, http://www.wnd.com/2013/03/transgendered-woman-lies-about-therapy-torture/.
[12] Wikipedia contributors, “But I’m a Cheerleader,” Wikipedia, The Free Encyclopedia, accessed March 20, 2014, http://en.wikipedia.org/wiki/But_I%27m_a_Cheerleader.
[13] Welch v. Brown, 907 F.Supp. 2d 1102 (E.D.Cal. 2012).
[14]Pickup v. Brown, 2012 U.S.Dist. LEXIS 172034 (E.D. Cal., Dec 4,2012).
[15]Pickup v. Brown, 740 F 3d 1208, (9th Cir 2014).
[16] Pickup v. Brown, 740 F 3d 1208, (9th Cir 2014) (O’Scannlain, J. 1215 dissenting from denial of rehearing en banc).
[17] “Liberty Counsel Petitions Supreme Court on Change Therapy Ban,” Liberty Counsel, accessed March 20, 2014, http://www.lc.org/index.cfm?PID=14100&PRID=1404.